|
Bitmap " Gitme güzeller güzeli " ALİ ŞENOZAN Doğum Tarihi........: 07.06.1939 Doğum Yeri...........: Adana Sazı........................: Ud Eğitimi....................: İstanbul Belediyesi Konservetuarı Mesleği..................: Koro Şefliği Hocaları.................: Arif Nihat Aka Münir Nurettin Selçuk Hayatı : 07/06/1939 yılında Adana ' nın Sugediği Mahallesi 82 sokak 2 no ' lu mahallesinde doğan Ali Şenozan. İnkilap İlkokulu ,Tepebağ Orta okulu ve Adana Erkek Lisesi ' ni bitirdi. Ortaokul sıralarında hocası Arif Nihat AKA ' dan nota ,usul , feyz ve makam dersleri aldı.Daha sonra hocası Arif Nihat Aka ' nın yardımcısı olarak hocalığa başlayan Şenozan Lisede iken Adana Erkek Lisesi Korosunu kurdu ve çalıştırdı. 1958 yılında İstanbul Belediyesi Konsevetuarında açılan ve 148 kişinin girdiği şan ve okuma tarzı imtahanını birincilikle kazandı.O zaman ki imtahan komisyonunda Duri Turan , Münir Nurettin Selçuk , Refik Fersan Faire Fersan ve Kemal Gürses bulunuyordu. İstanbul Belediyesi Konservatuarında Münir Nurettin Selçuk ' dan istifade etti, Türk Müziği Derneğinde Çimuçen TANRIKORUR, Erdoğan KÖROĞLU, Teoman ALPAY, Şekip Ayhan ÖZIŞIK, Tülin YAKARÇELİK gibi sanatçılarla birlikte oldu. Emin ONGAN, Cevdet ÇAĞLA, Dr. Alaattin YAVAŞÇA gibi üstadlarla yakın dostlukları oldu Şenozan , 1959 yılında Adana ' ya döndü ve Adana Paksoy Fabrikasında çalışmaya başladı. 1960 yılında Polatlı Topçu Okulundaki askerlik döneminden sonra ,Çorlu 301. Topçu Alayı ' na gitti , moral gecelerinde konserler verdi.Kapanan Kırklareli Müzik Cemiyeti ' ni Ecz. Tevfik Bey 'le birlikte açtı. TRT aşkı : 1959 Yılında TRT 'nin açtığı " Stajer Solistlik " imtahanına girdi ve kazanamadı.Şenozan anısını şöyle anlatıyor " 1500 kişinin girdiği imtahanda herkes benim kazanacağıma garanti gözüyle bakıyor du.Kazanamadığımı öğrenince çok üzüldüm.Bu sırada Seyfettin Sığmaz yanıma gelerek elini omuzuma attı ve ( Hiç üzülme sen bu radyoya gireceksin ) dedi.05.09.1966 yılında bu defa TRT ' nin açtığı Doğrudan Sanatçı imtahanı vardı. İmtahana girdim ve kazandım .Seyfettin Sığmaz ' la yine karşılaştım ve aynı edayla elini omuzuma koyarak ( Dadaşan demedim mi ben sana sen bu radyoya gireceksin diye ? ) dedi ". Ve 1966 yılında Ankara Radyosunda açılan sanatçı sınavını kazanarak ses sanatçısı olarak göreve başladı. 1979 yılında açılan sınav sonucu topluluk şefi oldu. Ankara Radyosundaki Topluluk Şefi ve Ses Sanatçılığı görev yapan ŞENOZAN , SSK Türk Sanat Müziği Korosunu çalıştırdı.TRT 'de kurul üyelği görevini yapan Şenozan , ayrıca TRT Merkez Denetim Kuruluğu Üyeliği ve TRT Repertuar Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur.07.06.2004 yılında emekliye ayrıldı. 1956 yılında başladığı beste çalışmaları devam etmekte olan ŞENOZAN, evli ve iki çocuk babasıdır. Üç torun sahibi olan bestekarımız , torunlarına sevgisini aşağıdaki üç beste ile ölümsüzleştirmiştir. "Çağla su " Çağla için ," Birden içime neşe doldu " Bugra için , " Bebeğim güzel Nehir ' im " Nehir için bestelemiştir. Ali Şenozan tarafından Muhayyer Kürdî makamında bestelenen şiirlerinden "Hasreti Yıllara Sor", 1991'de Milliyet gazetesi yarışmasında ödül aldı.Ayrıca 1984 yılında Hüzzam makamında " Gitme güzeller güzeli " , 1982 yılında Rast makamında " Aşk oduna yandı " , 1993 yılında Rast makamında " Gittiğin yolları yakın sanarak " adlı besteleriyle Milliyet Gazetesi ' nin düzenlediği " Yılın on şarkısı " ödüllerini aldı. Ali Şenozan bugüne kadar TRT dışında bir çok derneklerde de koro şefi ve hoca olarak görev yapmıştır.Bunlar Hacettepe Üniversitesi Korosu , Otadoğu Üniversitesi Korosu , Ankara Öğretmen Okulu Korosu ,Melodiler Müzik derneği , TRT Memurlar Korosu , Yüksek İhtisas Hastahanesi Müzik Topluluğu , Kayseri Melikgazi Belediyesi Konservetuarında ve Konya Üniversisinde öğretim görevlisi olarak faaliyetlerde bulunmuştur. Araştırma ve makalesi : Araştırma ve makeleleri bulunan Şenozan , bir makelesinde Türk Halk Müzüği ve Türk Sanat Müzüği kavramlarını çok net biçimde değimiştir.Bu makalenin özeti şöyledir. Hiç bir milletin kendisi ile ilgili sanatı doğuştan gelişmiş, biçimlenmiş, modern değilmidir. Her sanat başta basit yapılarla kurulmuştur. Bunu bilmemezlikten gelmek veya inkar etmek bilgisizlikten başka bir şey değildir. Her sanat gibi müzik sanatı da doğuştan basit bir sanat olarak doğmuştur. Hatta ilk doğuşta bunun müzik olduğunu dahi kimse bilmiyordu. Bir nevi mırıldanma idi, bir nevi taşın ağacın birbirine vurulması ile çıkan seslerin duygu üzerindeki bırakmış olduğu haz ve duygu titremesi ile sevgiye dönüşmüştür. Çok zaman sonra bu mırıldanmalar ve vurgular hatta şimşeğin çakışı, yağmurun yağışı şekillenmeye ve biçim ka- zanmaya başlamıştır. Tanrıya yakarmakla başlayan biçimsellik bir zaman sonra toplumun eğlencesi, işçinin gücü, milletin sembolü olmuştur. İşte buna göre ilk folk müziği dediğimiz halk müziği ezgileride böylece meydana gelmiştir. Bireysel yapılaşmayla topluma sunulan müzik belirli sürelerin geçmesi ile değişikliklere uğrayarak halkın en çok sevebileceği müzik parçaları haline dönüşmüş ve böylece bi- reysel yapı anonim yapı şekline dönüşmüştür. Sahibi unutulmuş, toplumun malı olmuştur. Öylesine sa- hilenme ki köydeki Çoban Mehmet'le Saraydaki Hasan Paşa aynı şeyleri hissetmişlerdir. İşte o devirde toplumun malı olan o müzik anonimden tekrar bireyselliğe dönüşmeye başlanmıştır. Buna göre ne olmuştur. 1 - Halk müziği esas alınmıştır. 2 - Esas alınan bu temel müziğe bir çatı kurulmuştur 3 - Kurulan bu çatının müştemilatı tamamlanıp bilimsel bir yapıya dönüştürülmüştür. 4 - işte bu kuruluşun üstünü sanat yapısı daha bilimselleşmiş teorilerle Esaslarla bağlanmış bir müzik bölümü kurulmuştur ki buna da TSM denilmiştir. Gerek dizi olarak gerekse ritim olarak ve gerekse duygu olarak birbirlerinden Kopması mümkün olmayan kökü aynı dalları ayrı bir ağaç türemiştir. Bir damardaki alyuvar akyuvarlar gibidirler. Hazırlayan : Suat Yener Sayın Ali Şenozan Bey ' e byografisini hazırlarken gösterdiği yakın ilgi ve sıcak davranışlarından dolayı sonsuz teşekkür ediyorum.Her zaman içimizde Adana ' nın gururu olarak kalacaktır. Saygılarımla Ali Şenozan Repertuarından bir demet : Aşk bir yalan değil de ne sev bir kere sen de Bayati Sofyan Sâkîye sitem etme boşalmış diye câmın Bayati Yürük Semâî Aşkından her akşam içerken üzgün Hicaz Düyek Ayrılığın kalbime bir ağ gibi örüldü Hicaz Düyek Bir akşam oturmaya bize gel Hicaz Düyek Bir el tuttu şu hummâlı başımı Hicaz Düyek Bir hâlini sorarsan bilmecedir cevâbı Hicaz Düyek Can evimden yaralanmış Hicaz Aksak Dalgındı siyah gözlerin ilk gördüğüm akşam sen Hicaz Sofyan-Düyek El çek tabib el çek yaram üstünden Hicaz Sofyan Felekten kâm almazsan pişman olursun Hicaz Düyek Gözünün rengine bağlansa da bahtım kaderim Hicaz Aksak Güz yeli eser eser duman düşmüş dağlardan Hicaz Aksak Her akşam hüzünle batarken güneş Hicaz Düyek Hicrân olacaksa bu aşkın sonu Hicaz Düyek Maksadın aşkımdan kaçmaksa Hicaz Yürük Semâî Sevmemek elimde mi yüreğim vazgeçmiyor Hicaz Düyek Şöyle bir gül gönülden Hicaz Düyek Akça tellerine gönül bağladım Hüseyni Düyek Bir güzel ki gözlerin denizin mâvisine yaprağı Hüseyni Düyek Düştüm de tâlihin gurbet burcuna Hüseyni Evfer Hayat coşkun dalgaları göğe çıkan bir umman Hüseyni Düyek Her yağmurda ıslanırsın Hüseyni Düyek Hüzünler gitsin artık Hüseyni Düyek Sevinçle bitmeli kadehimde mey Hüseyni Aksak Beni bırakıp burada gitme güzeller güzeli Hüzzam Sofyan Bir gün gelir de gidersen eğer Hüzzam Düyek Dallarda sarı rüzgâr ağar saçlarım ağar Hüzzam Sofyan Gözlerin karanlık geceler gibi Hüzzam Sofyan Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur Hüzzam Ağır Aksak Sendin benim kadınım sendin benim meleğim Hüzzam Düyek Yıllar sonra saçlarında ak yüzünde geçmişin de Hüzzam Düyek Bu çırpınış mutluluk mu melâl mi Karciğar Yürük Semâî Gönül derdim üçbeş değil yüz benim Karciğar Sofyan İSTANBUL Karciğar Aksak Sürmeli gözünün kenarı yaştı Karciğar Düyek Yedi tepe üstünde yedi cennet kurulu Karciğar Aksak Al yanakta handeler açtın güzel Kürdilihicazkar Sofyan Bakışından bilirim kalbimi incitmeye geldin Kürdilihicazkar Sofyan Bir günün aşkı geçti senin yanında sensiz Kürdilihicazkar Düyek Mâdem sende vefâ yok çık kalbimden çık da git Kürdilihicazkar Curcuna Ne çabuk geçiyor günler yanında Kürdilihicazkar Sofyan O ipek saçlarını öpüp koklayamadım Kürdilihicazkar Aksak Özlemler beste yapar ayrılık yollarında Kürdilihicazkar Düyek Sen kalbimde bir ateş olarak yanacaksın Kürdilihicazkar Aksak Senelerce gözlerim karardı yolunda gel Kürdilihicazkar Düyek Sevdiğin sevdânı unutmuş artık Kürdilihicazkar Düyek Titrek bir damladır aksi sevincin Kürdilihicazkar Düyek Gönlümde garip hüzün Mahur Düyek Tanımıyor gibisin Mahur Düyek Ayrıldık boş yere uçtun yuvadan Muhayyer Düyek Dört mevsim içinde aşk ikliminde Muhayyer Düyek Sen gittin peşinden daldı gözlerim Muhayyer Düyek Aşıkları inandırır yalan vâd ile kandırır Muhayyer Kürdi Semâî Bir can koydu felek kuru bedende Muhayyer Kürdi Sofyan Bütün insanları sevdim gönülden Muhayyer Kürdi Düyek Çiğdemim çiçeğim gonca meleğim Muhayyer Kürdi Düyek Gül dudağından bahar bakışlarından Muhayyer Kürdi Düyek Güldürmedin ey yâr beni Muhayyer Kürdi Sofyan-Düyek Günâhımsın sevâbımsın hem kışım hem baharımsın Muhayyer Kürdi Düyek Hasreti yıllara sor ırağı yollara sor ... Muhayyer Kürdi Sofyan Sevenler hasrete dayanmaz derdin Muhayyer Kürdi Nim Sofyan Yağmuru bekleyen topraklar gibi Muhayyer Kürdi Düyek Yeşile tutkunluğum gözlerinden geliyor Muhayyer Kürdi Düyek Aşkın yaşı olmazmış yazı kışı olmazmış Nihavend Sofyan Bitti artık güzelim sana gelen o yollar Nihavend Sofyan Dost bildim kendime yüce dağları Nihavend Sofyan Her yolu denedim çârem kalmadı Nihavend Düyek Her yolu denedim çârem kalmadı Nihavend Düyek Yoksan eğer şu çiçekler solsa da bir solmasa d Nihavend Düyek Yakışmıyor sana hüzün ceylanım Nikriz Düyek Aşk oduna yandı gönül Rast Düyek Aşktan yana yazdım yaprak da tükendi Rast Aksak Bir minik kuş gibi sevmek istedim Rast Düyek Bir yolcu gibiydin gönül bahçemde Rast Düyek Bırak dalında kalsın bana güller getirme Rast Sofyan Doyulmaz asla aşka aşk dediğin bambaşka Rast Sofyan Ali Şenozan Gittiğin yolları yakın sanarak Rast Düyek Öyle derin bir yara ki şifâ bulmaz yıllar geçsede Rast Düyek Sakın inanma ele ben seninle bütünüm Rast Düyek Sen ordasın ben burada Rast Düyek-Sofyan Sevme beni sevme sakın yeşil gözlü meleğim Rast Düyek Gidip de dönmeyen bir yolcu gibi Segah Yürük Semâî Gözlerin her yerde onu arıyorsa Segah Düyek Yaşamaktan zevk alırdım Segah Düyek Ne yâsemen ne ıtır gözlerimde nergis var Şehnaz Düyek ANAM Uşşak Sofyan Bu aşkın sonunda ayrılık varsa Uşşak Düyek Fâni olan bu dünyâda âdem isen sözle konuş Uşşak Düyek Kısmet olursa ( Kaç yıldır hasretiz ) Uşşak Sofyan Ömrümün baharında bir tomurcuk Uşşak Düyek Sılaya dön diye mektubun geldi Uşşak Sofyan Ali Şenozan Şarkılarından Bir Demet : Aşk bir yalan değil de ne * Bayati Sofyan Halil İbrâhim Taşkent Aşk bir yalan değil de ne Sev bir kere sen de dene Bul bir güzel yar kendine Sev bir kere sen de dene Gece gündüz özlemekle Yollarını gözlemekle Geçer ömrün beklemekle Sev bir kere sen de dene Seviyorum der kandırır Sevdiğine inandırır Başkasıyla kıskandırır Sev bir kere sen de dene Çok seversin sevilmezsin Değer verir verilmezsin Hergün ölür dirilmezsin Sev bir kere sen de dene *Bu güfte ayrıca ; İsmail Demirkıran Buselik Makımında bestelidir El çek tabib * Hicaz Sofyan Emrah El çek tabib el çek yaram üstünden Sen benim derdime devâ bilmezsin Lokman hekim gelse bulunmaz çare Yaram yürektedir sarabilmezsin İçerim yanıyor dışım havai Çekmeyen ne bilir aşkı sevdayı Felek viran etti gönlüm sarayı Yaram yürektedir sarabilmezsin Beni bırakıp burada gitme güzeller güzeli Hüzzam Sofyan Beni bırakıp burada gitme güzeller güzeli Ermeden daha murada gitme güzeller güzeli Garip gönlümün maralı göz yaşlı gönül karalı Bırakıp beni buralı gitme güzeller güzeli Zeytin gözlüm melek yüzlüm Tatlı dillim güzel sözlüm Sürmelim sevgilim nazlım Gitme güzeller güzeli Gelmeden yolun ucuna Ne edeyim gitti gücüme Dayanamam bu acıya Gitme güzeller güzeli Hasreti yıllara sor ırağı yollara sor * Muhayyer Kürdi Sofyan Ayten Uğuralp Hasreti yıllara sor ırağı yollara sor Beni ellere sorma o mahsun kullara sor Kınalı ellere sor incecik bellere sor Dalında boynu bükük sararan güllere sor O yanık türküne sor şu geçen ömrüme sor Elde arama beni a canım kendine sor Kınalı ellere sor incecik bellere sor Dalında boynu bükük sararan güllere sor * 1991 yılında Milliyet Gazetisi beste ödüllü Bu aşkın sonunda ayrılık varsa Uşşak Düyek Tuncer Önal Bu aşkın sonunda ayrılık varsa Gideceksen eğer gelme sevgilim Gözlerim kalbimden hesap sorarsa İstemem ne olur sevme sevgilim Hani söz vermiştin gitmeyecektin Darılsan da sitem etmeyecektin İçimde kök salan tomurcuk gülsün Kalbimi kurutp solma sevgilim Gözlerin tek bana tek bana gülsün Benim ol ellerin olma sevgilim Ayrılığın kalbime bir ağ gibi örüldü Hicaz Düyek Uğur Gür Ayrılığın kalbime bir ağ gibi örüldü Hasretin düğüm düğüm inan ki çözemedim Mutluluk mu sorma geç , zaman zaman göründü Hasretin düğüm düğüm inan ki çözemedim Seni sevdim diyerek dizlerime yatmıştın Kanıma damala damla aşk iksiri katmıştın Sonra sevmedin diye suçu bana atmıştın Sözlerin düğüm düğüm inan ki çözemedim Anlaşılmaz tavrınla beni üzer gibisin Kuşkular denizinde sanki yüzer gibisin O bakışla hem kaçar hem de kaçar gibisin Gözlerin düğüm düğüm inan ki çözemedim Maksadın aşkımdan kaçmaksa Hicaz Yürük Semâî Sait Yazıcıoğlu Maksadın aşkımdan kaçmaksa eğer Boş yere kendini yorma sevgili Bir umut ver bana umutlar yeter Al götür kalbimi durma sevgili Bırak bende kalsın o güzel gözler Bir daha kimseyi yakma sevgili İstemem sırrımı duymasın eller Perişan halimi sorma sevgili Can evimden yaralanmış Hicaz Aksak Yalçın Benlican Can evimden yaralanmış Gözümde yaş sıralanmış Sayfa sayfa karalanmış Kaderimle bırak beni Yere düşen yaprak gibi Suya hasret toprak gibi Kuruyan bir yaprak gibi Kaderimle bırak beni Nasıl birden değiştin sen Sanki bu sen değilsin sen Ellerini çek elimden Kaderimle bırak beni BEKLEYECEĞİM Rast Düyek Tevfik Baykara Gittiğin yolları yakın sanarak Hasretin zehiri ile her an yanarak Gozlerim enginde seni anarak Günlerce yolunu bekleyecegim Ölünceye dek seni unutmayacağım Mevsimler durmadan eriyip gitsin Bahçemde bülbülün şarkısı dinsin Ne çıkar bu gönül cefa çeksin Günlerce yolunu bekleyecegim Ölünceye dek seni unutmayacağım
|